İş Yapsınlar 120 sene kalsınlar…
Dün kü manşet haberimiz İlçe’de öyle bir konuşuldu ki dillere destan. Herkes çok haklı bir haber olmuş dedi. Neden diye sorduğumda ise cevap çok net ve keskindi “ İş yapsınlar 120 sene kalsınlar.” Evet dediğim gibi çok keskin bir cevap. Ama netlik konusunda söylenecek söz yok.
Emniyetin emniyeti var mı?
Çatalca son yıllarda Emniyet Müdürlüğünde çalışan personel sayısı olarak her sene eksilir hale geldi. Geçtiğimiz yıllara nazaran Çatalca Emniyetinde yeterli sayıda personel olmadığı söylemleri git gide çoğalıyor. Evet merak ediyoruz Çatalca’da kaç Emniyet mensubu personel var? Ben dikkat ediyorum da Çatalca’da görev yaptığını tespit ettiğim Trafik aracı olarak bir tane, bu araçta görevlendirilen ekip sayısı iki tane. Ekipler iki kişilik. Yani ufacık görünen ama trafik anlamında büyük sorunlar yaşayan bir ilçede günde sadece iki trafik polisi. Vay ve helal olsun bizim polislerimize. Çatalca’da Emniyet Müdürlüğü Personel sayısının 120’yi bulmayacağını düşünüyorum. Çatalca’dan sadece topraklar koparılmıyor yani. Bununla birlikte belki de her bir devlet dairesinde personel eksiliyor. Çok ilginç bir konu. Ben Emniyet personeli yetersiz derken görev yapmıyorlar anlamında söylemiyorum. Birileri lafı yine orasından burasından anlamasın. Her aracın azami yük haddi vardır. Bir personeli fazlası ile çalıştırmak (elde olmayan imkanlar yüzünden) verimi de zamanla düşürecektir. Sahi Emniyet Müdürüm Sayın İlhami Hüner’e de burdan bir iki kelime ile kelam edelim. Müdürüm Trafik cezaları ile ilgili vatandaş “ Yandım Anam!” diyor. Gelin şu işin bir ortasını bulun. Hiç olmaz ise alınan kararı Belediyenin yapacağı otoparkları tamamlamasına kadar birazda olsa esnetin. Biliyorum çok kararlısınız ama ne yapayım? Kıyamıyorum ben Çatalcalıma. Burdan Sayın Başkan Cem Kara’ya da diyelim “ Başkan ha gayret, otoparkları faal et” . Hani “ Çatalca’da Otopark vardı da biz mi Park etmedik?” dedirtmeyelim vatandaşa.
Muhtarlar…
Muhtarlarımızın dertlerini sıkıntılarını bilmeyen yok. Defalarca herkes gelip dinleyip gitti. Birkaç seferine ben şahit oldum. Milletvekilleri aldılar dosyaları koltuklarının altına yallah gittiler. Nereye tabi onu sorgulamak gerekir. Gerekli mercilere mi yoksa sümen altına konulmak üzere ofislere mi? Eğer bugüne kadar kimse sizlerin dertlerine çare bulamadı ise bence sümen altında sıcak sıcak duruyordur sizin dosyalarınız. Peki sizlerin sesi çıkıyor mu? Çıkmaz tabi. Hatırlarım da Muhtarlar Derneği Başkanı ve Kızılcaali Muhtarı Ömer Engin ile Örcünlü Muhtarımız bir konuştu aldılar ağızlarının payını değil mi? Pay bizlerden yada vatandaştan değil. İBB bir ceza verdi kendilerine ki sormayın. Dün bu her iki köy muhtarımız 5. Bölge yol Bakım’dan hizmet alırken bugün kendilerini 4. Bölge’de buldular. Ne oldu peki? Bence hiç bir şey olmadı. Her iki köye de zaten hizmet gelmiyordu. Şimdi hepten kesildi. Peki sebep ne biliyor musunuz? Şahsa Özel Hizmet başlıklı bir haberime beyan vermeleri! Yazık ki ne yazık. Şimdi bizim muhtarlarımız neden korkmasınlar ki. Korkmakta sanki haklılar gibi geliyor bana. Sert baba ile oğlunun diyoloğu misali. Sıkıysa babasına haksızsın desin, yer tokatı valla.
Bu arada Çatalca’da…
Bu arada dünkü manşet haberimizde eksik kalan bazı daire müdürleri ile memurları var neredeyse benim doğduğumdan beri Çatalca’da görev yapan. Nedense hep aslında bu Zat-ı Muhteremler derler “ Çatalca Yıllarca Gelişmedi”. Bu zat-ı muhteremleri bir devlet dairesinin hemen arkasında ki lokal de bulabiliriz. Ama gelecek köşelerimizde biz isimlerini yine zikredeceğiz. Küçük bir araştırma yapalım önce. Kimsenin hatırı kalmasın. Herkesin ismini yazalım diye.
Babalarının Kaldırımı…
Ne oluyor Allah aşkına. Trafik Ceza kesiliyor diye yola park etmeyenler, kaldırımlarımıza neden engel oluyorlar. Çocuklarımla kaldırımlarda yürüyemez oldum. Zabıta sanki uyuyor. Anlaşıldı bu Çatalca’ya bir tane çekici şart oldu. Vatandaş nereye çekecek diyeceksiniz. Peki aracını o kaldırımlara çeken vatandaşın çoluğu çocuğu nereden yürüyecek? Yol ortasından mı? Yoksa hepimiz yine toplumsal düşünmeyip bireysel mi düşüneceğiz? Peki ya sonra. Bekle ki bu ilçe gelişsin. Birde PTT Müdürümüz var bak onu unuttum. Bayrak direği kaldırıma olur mu dedik. Adam bizi bayrak düşmanı ilan etti. Bak sevgili müdürüm. Ben senin diktiğin direkleri var ya işte onları neden kaldırım ortasına diktin dedim. Yolun ortasına bile dikerim o bayrak direği dedin.Senin yaptığın Bayrak düşmanlığı dedin. En büyük yanlışı yaptın. Bizim bayrağa olan sevgimizi senin dünya üzerinde ki hiçbir tartı yada ölçü birimin ölçemez bu bir. İkincisi sen görevini yapacaksın. Direklerle uğraşacağına her gün bir sıva parçası düşerek vatandaşın canına kast eden binanın etrafında önlem aldır önce.
Kalın Sağlıcakla… |