2004 Yılından bu yana…
Sayın Başkan Cem Kara daha ozamanlar hepimizin Cem Hocası iken dersini çalışmaya başlamıştı. Buna herkes emin olmaya başladı. Yoksa bu kadar kısa zamanda neredeyse tüm birimlerin işlerini tek başına halleden bir kişi haline nasıl gelebilirdi ki? Mesela bakın gözüme takılan birkaç ayrıntıyı aktarayım. Çok kısa bir süre önce Kadınlar Günü etkinliğinde bile konuşma yapılacak kürsüyü nereye koyacağını bilemeyen personelini mi bile göz işaretleri ile yönlendirebiliyor. Hiçbir şekilde ses yada el işareti yok. Sadece göz ile. Satışlar ile ilgili geçmiş meclis kararlarının olup olmadığının araştırılması gerekliliğini bile başkan düşünüyor. Ve iddia ediyorum ki bir çok küçük ayrıntıların bile talimatlarını veriyor. İmarda görev yapan bir çok personelden imarı daha iyi biliyor. Şuan planlama müdürlüğünde çalışan personel bile neresi mutlak tarım alanı, neresi yeşil alan kalmış bilmezken bunu başkandan öğrenebiliyorsunuz. Sanıyorum ki Başkan Cem Kara hala öğretmenliğine devam ediyor. Teknik ve Teknik Olmayan her biri oda sahibi danışmanlar ile birlikte tüm personele bile bence yıllardır bu işlerde olmalarına rağmen işlerini öğretiyor. Peki şimdi dün yazdığım yazının doğruluk payı yok mu sizce? 2004 yılından beri bu hazırlığa giren başkan tek bir şeyi unutmuş bence. O da, çalışacağı ekibi oluşturmayı.
Kapalı teklif olacak…
İki gün önce gazetemizde çıkan haber sonrasında bir çok kişi bizi aramaya başladı. Soru çok zor gibi gözüksede aslında cevabı çok basitti. Soru : Bahadır bu haberde resmini yayınladığın evrak üzerinde iki tane yerin satışının kapalı teklif şeklinde olacağı yazıyor. Neden sadece bu iki yer kapalı teklif? İdi. Cevap : 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu der ki bedelleri 1 Milyon 200 bin TL üzeri olanları kaplaı zarf ile ihale et. Tabi bu benim uslübumla yoksa böyle yazmıyor. Ama işin özü bu. Yine de her ihtimale karşı Başkan Kara’yı arayıp sordum ne olur ne olmaz diye. Düşündüğüm ve araştırdığım gibiymiş. Geri kalanların tamamı açık teklif olacak. Hoş hala talep eden meden yok ortada. Ya adam neden talipli olsun ki. Ortada planlar yok imar yok. Ve aslında bu anlamda şöyle düşünün mantıklı olarak düşünelim daha doğrusu. Şimdi evinize haciz geleceğini biliyorsunuz hemde kısa bir süre içerisinde. Elinizde ki herşey yok pahasına satılacak belki de. Eşiniz mutfakta yemek hazırlayacak, çocuklar sofrada yemek bekliyorlar çünkü. Ama buzdolabı tam takır. İçiniz yanıyor ama mecburen kapınızın önünde ki arabayı babadan kalma tarlayı arsayı satışa çıkartıyorsunuz. Hem hacizle yok pahasına gitmesin diye hem de sizden yemek bekleyen çocuklarınızın Birkaç lokma da olsa boğazından geçsin diye. Evet ne yaparsınız? Satardınız değil mi varlıklarınızı. Eğer belirli bir geliriniz yok ise mecburen satardınız. Burada ki konumuzda Belediye ev. Başkan evin reisi. Hacizler ortada. Şimdi başkanın yerinde olsak hangimiz ne yaprdık oturup düşünün bakalım.
Kucaktan kucağa…
Yıllarca hatırların İSKİ Koruma Havzası diye diye kendimizi yedik. Bir çok yer iski koruma havzasında diye tarım bile yapılamaz hale gelmişti Çatalca. Şimdi çok ilginç bir şey söyleyeceğim. Yıllarca İSKİ İle başı belaya giren Çatalca’nın bundan sonra ki belalı kurumu İstanbul İl Tarım Müdürlüğü. Her bir yerimiz mutlak tarım alanı ilan ediliyor. Ama işin güzel bir tarafı var. İSKİ Havzasından çıkmak hiç kolay değilken, Mutlak Tarım Alanından çıkmak çok kolay. Ancak yerinizin değerinin neredeyse yarı yarıya fiyatına gelen bedeli öderseniz. Düşünün yeriniz 250 Bin TL ve Mutlak Tarım Alanı olarak işlenmiş planlara. Üzerine yapacağınız işlemler ile 100-125 bin lira harcayacaksınız ki Mutlak kelimesini kaldırabilesiniz. Şimdi ne olacak? Vallahi ne olacağı konusunda sadece askıya çıkacak olan planları bekleyeceğiz.Mutlak bir yerden bir kazık yiyeceğiz. Farkında olarak yada olmayarak.
Kazık dedim de…
Kazık dedim de aklıma geldi. Bulvar yolunda çalışma varmış gibi görüntüye kimse aldanmasın. Tonlarca yüklü kamyonlarla geçip durmayın. Her an çökebilir. Aslında Sayın Kaymakam Yüksel Ayhan, Sayın Belediye Başkanı Cem Kara, Sayın Emniyet Müdürü İlhami Hüner bir araya gelip bu yolu kapatmalılar. Tamam bu yolu yapanlar Kazıkları yeterince sokamamış olabilir ama bu yolun çökmesi ile her hangi bir can kaybı yaşanırsa bu vatandaş bizlerin yazdıklarını size hatırlatıp Katil zanlısı yerine bile koyar. Nasıl ilçe içine kamyon girişini yasaklama kararı alabiliyorsanız bu kararı da alın. Bir şeriti tamamen kapatıp iki şerit halinde diğer yolu kullandırın. Eşeği sağlam kazığa bağlayın yani. Öbür kazıklar sağlam olsa yol kaymazdı.
Kimi Kime Denetlettiriyorsun…
Düşünün şimdi hayatında eli taşa yada toprağa değmeyen, hayatında hafriyatın yada parke taşın ne olduğunu bilmeyen bir kişi nasıl olurda işinin okulunu okuyanı denetler ki? Koskoca Fen İşlerini ne mühendislik kimliği olan nede inşaat ve fenden anlamayan bir kişi nasıl denetleyebilir ki? Kaldı ki kimi kime denetlettiriyorsunuz? Koskoca Fen İşleri Müdürü olmuş ve bu işin okulunu okuyup terler dökmüş bir kişiyi siz hiç bu işler ile alakası olmayan bir danışmana bağlıyorsunuz. Eğer benim aklım bu işe ermediyse kimsenin de ermez. Şimdi kurum içinden banane diyeceğim demesine de böyle bir saçmalığa banane diyemem. Kalın Sağlıcakla…
|